Dissosiyatif Bozukluklar

Dissosiasyon, bir kişinin düşünceleri, anıları, duyguları, eylemleri veya kim olduğu duygusu arasındaki bağlantısızlıktır. Bu herkesin yaşadığı, aşina olduğumuz normal bir süreçtir. Hafif dissosiyasyon örnekleri arasında hayal kurma, otoyol hipnozu, bir kitap veya filmde dalıp kaybolma yer alır. Tüm bunlar kişinin yakın çevresinin farkındalığıyla temasını kaybetmesini içerir. Gündelik yaşamda en sık rastlanan dissosiyasyon bazı yaşam gerçeklerinin görmezden gelinmesidir. Böylelikle bazı varoluşsal gerçekliklerin yarattığı kaygıyla daha iyi baş ederiz. Kaza, afet veya suç mağduru olma gibi ağır travmatik bir deneyim sırasında gelişen dissosiasyon, bir kişinin başka türlü katlanılması çok zor olabilecek şeylere tahammül etmesine yardımcı olabilir. Ancak bu mekanizma aşırı ölçüde olduğunda sağlıksız dissosiyasyon adını alır ve kişinin ruhsal bütünlüğünü bozabilir.

Dissosiyatif bozukluklar sıklıkla önceki travma deneyimiyle ilişkilidir. Çocukluk çağında olan ve uzun süre devam eden travmalar, erişkinlik yaşamımızda izleri görülen ruhsal travmalara neden olabilir ve çeşitli dissosiyatif bozukluklara yol açabilirler.

Dissosiyatif bozukluklar bellek, kimlik, duygu, algı, davranış ve benlik duygusu ile ilgili sorunları içerir. Dissosiyatif belirtiler potansiyel olarak zihinsel işleyişin her alanını bozabilir. Bazı kişilerde organik neden bulunamayan bedensel yakınmalar, baygınlık nöbetleri, öfke krizleri, intihar düşünceleri, gün içerisinde hatırlayamadığı davranış ve zaman dilimleri olması gibi belirtiler görülebilir. Dissosiyatif belirtilerin örnekleri arasında, hafıza kayıpları, kişinin vücudunun dışındaymış gibi hissetme deneyimi, çevresine karşı yabancılaşma duyumları ve farklı zamanlarda ortaya çıkarak farklı şeyler söyleyen ve yapan farklı kişilik durumları sayılabilir.

Üç tür temel dissosiyatif bozukluk vardır:

  • Dissosiyatif kimlik bozukluğu – Diğer adıyla çoklu kişilik bozukluğu, her biri kendi algılama, düşünme ve dünyayla ilişki kurma örüntüsüne sahip, birbirinden farklı iki ya da daha fazla kimlik ya da kişilik durumunun varlığı.

  • Dissosiyatif amnezi - Normal unutkanlık ile açıklanamayacak kadar büyük önemli kişilik bilgilerinin veya olayların hatırlanamaması durumu.

  • Depersonalizasyon (kendine yabancılaşma) – kişinin bedeni, duyguları, duyumları, düşünceleri ve eylemleriyle bağlantısını kopmuş veya ayrık hissetmesi.

         Derealizasyon bozukluğu (gerçekdışılık) – Çevredekilerle ilgili olarak gerçekdışılık ya da kopukluk yaşantıları

Dissosiyatif bozukluklarında ilaç tedavisinin etkinliği çoğu zaman yetersiz kalmaktadır. Tek yararlı tedavi yöntemi psikoterapidir, psikoterapi ile iyileşme olanağı sağlanabilir.