Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), bir travmaya maruz kalan ya da tanık olan kişilerde meydana gelebilecek bir psikiyatrik bozukluktur. Travma, ciddi yaralanma veya ölüm olasılığını içeren yoğun bir olaydır. Doğal afet, ciddi bir kaza, terör eylemi, savaş/çarpışma, işkence, tecavüz, cinsel şiddet veya ciddi yaralanma gibi travmatik bir olayı yaşayan, tanık olan ya da ölümle tehdit edilen kişilerde TSSB ortaya çıkabilir. TSSB ayrıca yakın bir aile veya arkadaşın şiddetli ölümünü öğrenen bir bireyde de ortaya çıkabilir.

Travmatik bir duruma maruz kalan bir kişinin yaşadığı travmatik durumun ruhsal travma niteliğini kazanıp kazanamayacağı ya da TSSB gelişip gelişmeyeceği birçok faktöre bağlı olabilir. Travmanın niteliği, şiddeti ve süresi, travma öncesi, sırası ve sonrası ile ilgili birçok etken, sosyal destek düzeyi, bireyin travmatik olay karşısındaki duyarlılığı ve toplumsal kültürel farklılıklara göre değişiklik gösterebilir. Kişinin başından geçen olayların yarattığı stres onun dayanabilme gücünü aştığında ruhsal travma yaşantısı ortaya çıkar.

Tüm insanların yaklaşık % 80-100’ünün hayatları boyunca en az bir travmatik olaya maruz kaldığı tahmin edilmektedir. Erkekler daha çok travmatik olaya maruz kalır ancak kadınlarda TSSB gelişme riski biraz daha fazladır (kadınlarda % 10.4-19, erkeklerde ise % 5-10).

TSSB belirtileri şunları içerir:

  • Düşünceler ve duygular yoluyla travmayı yeniden yaşamak – TSSB'si olan kişiler, travmatik olay sona erdikten sonra yaşadıklarıyla ilgili yoğun, uzun süren rahatsız edici düşüncelere ve duygulara sahiptir. Olayı geri dönüşler veya kabuslar yoluyla yeniden yaşayabilirler.

  • Travmatik olayla ilişkili uyaranlardan kaçınmak – TSSB'si olan kişiler, travmayı düşünmekten kaçınırlar ve travmayı hatırlatan durumlardan, insanlardan ve yerlerden uzak dururlar.

  • Travmatik olaydan sonra başlayan ya da kötüleşen zihinsel durum ve duygudurumda olumsuz değişiklikler – TSSB'si olan kişiler, travmatik olayın önemli bir kısmını hatırlamakta zorluk yaşayabilirler. Bazı insanlar kendini uyuşmuş, diğer insanlardan kopmuş veya yabancılaşmış gibi hissedebilirler. Eskiden zevk aldıkları veya çevrelerindeki dünyanın bir parçası olduğunu hissettikleri etkinliklerden hoşlanmayabilirler.

  • Travmatik olayla ilişkili uyarılma ve tepki verme biçiminde değişiklikler – Öfke, korku veya endişe gibi yoğun duygulara sahip olablirler. İnsanlar kolayca korkabilir veya irkilebilirler. Yüksek bir gürültü veya kazara bir dokunuş gibi sıradan bir şeye güçlü olumsuz tepkiler verebilirler. Birçok insan uyumakta zorluk çekerler.

Travmatik bir olaya maruz kalan birçok kişi, olayı takip eden günlerde yukarıda açıklananlara benzer belirtiler yaşar. Bu belirtiler travmadan hemen sonra başlayabilir. Üç günden uzun sürerse, “akut stres bozukluğu” adı verilen ilgili bir durumun belirtileri olabilir. Ancak bir kişiye TSSB teşhisi konması için belirtilerin bir aydan fazla sürmesi ve kişinin günlük işleyişinde önemli sıkıntı veya sorunlara neden olması gerekir. TSSB sıklıkla depresyon, madde kullanımı, hafıza sorunları ve diğer fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları gibi diğer ilgili durumlarla birlikte ortaya çıkabilir.

Travma yaşayan herkesin TSSB geliştirmediğini ve TSSB geliştiren herkesin psikiyatrik tedavi gerektirmediğini belirtmek önemlidir. Bazı insanlar için TSSB belirtileri zamanla azalır veya kaybolur. Diğerleri destek sistemlerinin (aile, arkadaşlar vb.) yardımıyla daha iyi olurlar. Ancak TSSB'si olan birçok insan, yoğun ve engelleyici olabilen psikolojik sıkıntıdan kurtulmak için profesyonel tedaviye ihtiyaç duyar. Travmanın ciddi sıkıntılara yol açabileceğini hatırlamak önemlidir. Bir kişi ne kadar erken tedavi görürse, iyileşme şansı o kadar iyi olacaktır. Hem psikoterapi hem de ilaç tedavisi, TSSB için kanıta dayalı etkili tedaviler sağlar.

Akut Stres Bozukluğu

Akut stres bozukluğu, tıpkı TSSB'nin yaptığı gibi, travmatik bir olaya tepki olarak ortaya çıkar ve belirtiler benzerdir. Ancak belirtiler olaydan üç gün ile bir ay sonra ortaya çıkar. Akut stres bozukluğu olan kişiler travmayı yeniden yaşayabilir, geçmişe dönüşler veya kabuslar görebilir ve kendilerini uyuşmuş veya kopuk hissedebilirler. Bu semptomlar günlük yaşamlarında büyük sıkıntı ve sorunlara neden olur. Etkili şekilde tedavi edilse bile bu bireylerde TSSB gelişme riski mevcuttur. Akut stres bozukluğu olan kişilerin yaklaşık yarısı TSSB'ye devam eder.  

Uyum Bozukluğu

Uyum bozukluğu, stresli bir yaşam olayına yanıt olarak ortaya çıkar. Bir kişinin stres etkenine tepki olarak yaşadığı duygusal veya davranışsal belirtiler, meydana gelen olayın türü için makul olarak beklenenden genellikle daha şiddetli veya daha yoğundur.

Belirtiler arasında gergin, üzgün veya umutsuz hissetme, diğer insanlardan kendini geri çekme, karşı gelme davranışları veya dürtüsel davranışlar sergileme, titreme, çarpıntı ve baş ağrısı gibi fiziksel belirtiler görülebilir. Belirtiler örneğin işte, okulda veya sosyal etkileşimlerde, hayatın önemli alanlarında önemli bir sıkıntıya veya işlevsellik sorunlarına neden olur. Uyum bozukluklarının belirtileri, stresli bir olaydan sonraki üç ay içinde başlar ve stres etkeni veya sonuçları sona erdikten sonra altı aydan fazla sürmez.

Stresör tek bir olay (duygusal bir ayrılık gibi) olabilir veya birden fazla olay olabilir. Stresörler tekrarlayıcı veya sürekli olabilir (artan sakatlık ile devam eden ağrılı bir hastalık gibi). Stresörler tek bir bireyi, tüm aileyi veya daha büyük bir grubu veya topluluğu etkileyebilir (örneğin, bir doğal afet durumunda).

Ayakta ruh sağlığı tedavisi gören bireylerin tahminen %5 ile %20'sinde başlıca uyum bozukluğu tanısı vardır. Genellikle psikoterapi ile tedavi edilir.